4 Aralık 2023 - 15:55
İslami Olmayan Yaşamlar 3

"Karşısında okunan Allah'ın ayetlerini işitir de sonra kibrinden hiç işitmemiş gibi davranır; işte onu gayet acıklı bir azap ile müjdele!"

        Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA:   Allah'a Karşı Büyüklenmek ve Kendini Yeterli Görmek (Tekebbür ve İstiğna)

"O, kendisine karşı kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?"[1]

"İnsanlardan kimisi de vardır ki, ne bir ilme, ne bir rehbere, ne de aydınlatıcı bir kitaba istinat etmeksizin Allah hakkında münakaşa eder. Allah yolundan çevirmek için böbürlenerek mücadele eder ki, dünyada ona bir rezillik vardır, kıyamet günüde kendisine o yakıcı azabı tattıracağız."[2]

"Böbürlenip kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme! Yeryüzünde çalımla yürüme! Çünkü Allah övünen, kurulup kasılan hiç kimseyi sevmez."[3]

"Karşısında okunan Allah'ın ayetlerini işitir de sonra kibrinden hiç işitmemiş gibi davranır; işte onu gayet acıklı bir azap ile müjdele!"[4]

Allah'a Karşı Nankörlük ve O'na Düşmanlık (Küfr)

"Yine aldırmıyorlarsa, biz de seni onların üzerine gözcü göndermedik ya! Sana düşen ancak tebliğdir. Biz insana tarafımızdan bir nimet verdiğimiz vakit, onunla sevinir, yaptıklarına karşılık olarak başlarına bir fenalık gelirse, o vakit insan çok nankör olur!"[5]

"Kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra şayet tarafımızdan bir rahmet tattırırsak, o zaman da, 'Bu benim hakkım, kıyametin kopacağını da zannetmiyorum! Şayet Rabbime döndürülecek olursam, muhakkak benim için O'nun yanında daha güzeli vardır.' der. Fakat o vakit, inkâr edenlere neler yaptıklarını haber vereceğiz ve onlara muhakkak yoğun bir azap tattıracağız. Evet, insana nimet verdiğimiz vakit yan çizer ve kendi bildiğine gider; kendisine şer dokununca da, artık uzun uzun duaya dalar."[6]

"Allah'ı unutup da, Allah'ın da kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın! Onlar yoldan çıkmış kimselerdir."[7]

Yapılan İyiliği Başa Kakmak (Minnet)

"Onlar içleri çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler. 'Biz, sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız.' derler."[8]

"Mallarını Allah yolunda veren ve başa kakıp incitmek için, verdikleri şeyin ardına düşmeyenlerin ödülleri, Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyecektir."[9]

"Ey İnsanlar! Allah'a ve ahiret gününe inanmayan ve malını, insanlara gösteriş için sarf eden kimse gibi iyiliklerinizi başa kakarak ve inciterek boşa çıkarmayın. Böyle olanın durumu, üzerinde biraz toprak bulunan yalçın kayaya benzer. Üzerine sağanak yağdığında, onu cascavlak/çırılçıplak bırakır. Böylece ellerinde, kazandıklarından bir şey kalmaz. Allah, inkârcı toplumu doğru yola eriştirmez."[10]

"(Yaptığın iyiliği,) daha çoğunu umarak başa kakma."[11]

Alay Etmek ve Lakap Takmak

"Ey inananlar! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar daha iyidirler. Birbirinizle alay etmeyin, birbirinizi kötü lakapla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmakla nitelenmek ne kötüdür! Tövbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir."[12]

"Diliyle çekiştirip, yüzüyle de alay eden kimsenin vay hâline!"[13]

İftira (Bühtan)

"Mümin erkeklere ve kadınlara, hiçbir suçları olmadığı hâlde eza edenler de, iftira sorumluluğu ve büyük bir günah yüklenmişlerdir."[14]

"Kim bir yanılgıya düşer veya günah işler de, sonra onu suçsuz birinin üzerine atarsa, apaçık bir iftira ve günah yüklenmiş olur."[15]

"İffetli, bir şeyden haberi olmayan, inanmış kadınlara zina isnat edenler, dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir…" [16]

Başkalarını Çekiştirmek, Dedikodu (Gıybet)

"Kaş-göz işareti ve dili ile alay ederek, insanları ayıplayan ve incitenlerin vay hâline!" [17]

"Ey iman edenler! Zannın birçoğundan çekinin. Çünkü zannın bazısı suçtur. Merak da etmeyin; bazınız bazınızı gıybet de etmesin! Sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemek ister mi? Ondan tiksinirsiniz! O hâlde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhametlidir." [18]

"Allah, fena sözün açıklanmasını sevmez; zulme uğrayan başka! Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve lâyıkıyla bilendir."[19]

Bozgunculuk (İfsat)

"Düzeltilmesinden sonra, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Korkarak ve umutla Allah'a yalvarın. Allah'ın rahmeti, iyi davrananlara yakındır."[20]

"(Kavmi, Karun'a şöyle dedi:) Allah'ın sana verdiği şeylerde, ahiret yurdunu da gözet, dünyadaki payını da unutma. Allah'ın sana yaptığı iyilik gibi sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuğu arzulama, çünkü Allah bozguncuları sevmez."[21]

"…Öyleyse, Allah'ın nimetlerini anın ve orada bozgunculuk yaparak karşılık çıkarmayın."[22]

Çekemezlik, Kıskançlık (Haset)

"De ki: Ağaran sabahın Rabbine sığınırım; yarattıklarının şerrinden ve karanlığını yaydığında kapkara gecenin şerrinden ve düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden ve kıskançlık gösterdiği zaman kıskanç kişinin şerrinden!"[23]

"Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri arzu etmeyin. Erkeklere çalıştıklarında bir pay vardır. Allah'tan bolluğu dileyin. Doğrusu Allah her şeyi bilendir."[24]

..................................

[1]– Beled: 5

[2]– Hacc: 8-9

[3]– Lokmân: 18

[4]– Câsiye: 8

[5]– Şârâ: 48

[6]– Fussilet: 50-51

[7]– Haşr: 19

[8]– İnsân: 8-10

[9]– Bakara: 262

[10]– Bakara: 264

[11]– Müddessir: 6

[12]– Hücurât: 11

[13]– Hümeze: 1

[14]– Ahzâb: 58

[15]– Nisâ: 112

[16]– Nûr: 23-24

[17]– Hümeze: 1

[18]– Hücurât: 12

[19]– Nisâ: 148

[20]– A'râf: 56

[21]– Kasas: 77

[22]– A'râf: 74

[23]– Felak: 1-5

[24]– Nisâ: 32